AIBÜLTENİ
YAPAY ZEKA / TEKNOLOJİ / ARAŞTIRMA CANLI AKIŞ
● CANLIAI gündemiYeni modellerOpenAIGoogle DeepMindAnthropicNVIDIAAçık kaynakRobotikAI güvenliği
AI Regülasyon · 05.10.2026 21:06

Norveç, Kamusal Alanda Yapay Zeka Gözlüklerine Geçici Yasak Getiren İlk Büyük Ülke Oluyor

Norveç, giyilebilir yapay zeka cihazlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kamusal alanlarda akıllı gözlük kullanımını geçici olarak yasaklamaya hazırlanan ilk büyük ülke konumuna geldi. Merkez sol hükümet, kalıcı ulusal düzenlemeler için bir uzman grubu kuracağını ve tasarıyı yakında parlamentoya sunacağını açıkladı.

Norveç, Kamusal Alanda Yapay Zeka Gözlüklerine Geçici Yasak Getiren İlk Büyük Ülke Oluyor
Norveç, Kamusal Alanda Yapay Zeka Gözlüklerine Geçici Yasak Getiren İlk Büyük Ülke Oluyor

Norveç, yapay zeka entegre giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte kamusal alanda bu cihazlara yönelik yasal kısıtlama getiren ilk büyük ülke oldu. İskandinav ülkesinin merkez sol hükümeti tarafından pazartesi günü yapılan açıklamada, parklar, plajlar, okullar ve anaokulları gibi alanlarda akıllı gözlüklerin kullanımına geçici bir yasak getirecek yasa tasarılarının yakın zamanda parlamentoya sunulacağı duyuruldu. Hükümet ayrıca, kalıcı ulusal kuralların temelini oluşturacak öneriler sunmak üzere bir uzman grubu görevlendirecek.

Norveç Dijitalleşme Bakanı Torgeir Micaelsen, atılan adıma ilişkin yaptığı değerlendirmede, insanların rızası olmaksızın fotoğraflarının çekildiği, filme alındığı veya kaydedildiği riskini barındıran güçlü yeni teknolojilerin hayatımıza girmesinden endişe duyuyorum dedi. Geçici yasağın kapsamlı bir değerlendirme yürütülmesine ve kalıcı regülasyonlar için gerekli temelin atılmasını sağlayacak bilinçli bir tartışma ortamına olanak tanıyacağını ifade eden Micaelsen, düzenlemenin yüksek önceliğe sahip olduğunu vurguladı.

Bakan Micaelsen, rızasız ses kayıtları, fotoğraf ve film çekimlerinin insanların alışkın olduğu ve gözetim altında hissetmedikleri ortamlarda yapılmasından duyulan kaygıya dikkat çekerek, insanların izlendikleri endişesiyle kamusal alanlardan çekildiği ve güvensiz hissedebileceği bir toplum yapısı istemiyoruz ifadelerini kullandı.

Yerel Yasaklar ve Küresel Gelişmeler

Norveç genelinde toplumun farklı kesimleri bu süreçte kendi kısıtlamalarını hayata geçirmeye başladı. Başkent Oslo'daki okullar ile ülkenin en büyük şirketi konumundaki enerji devi Equinor, yapay zeka gözlüklerinin ofislerinde ve açık deniz tesislerinde kullanımını çoktan yasakladı.

Dünya genelinde de hükümetler akıllı gözlüklerin düzenlenmesi konusunda adımlar atmaya çalışıyor. Facebook'un çatı şirketi Meta'nın ürettiği ürünlerin yanı sıra daha ucuz benzer cihazlar da kadınların ve çocukların soyunma odaları gibi hassas alanlarda rızasız olarak filme alınması endişelerine yol açıyor. Bu kapsamda Avustralya bazı kamusal alanlarda akıllı gözlüklere yönelik yasak senaryolarını değerlendirirken, giyilebilir teknolojilerin artışına paralel olarak birçok ülkedeki mahkeme salonlarında da cihaz kullanımına kısıtlamalar getirildi.

Öte yandan Norveç hükümeti tamamen yasaklayıcı bir tutum izlemek istemediğini, kişilerin rızası olmaksızın filme alınma riskinin bulunmadığı uygun kullanım alanlarının bu kısıtlamanın dışında tutulabileceğini belirtti.

Teknoloji Sektörünün Vizyonu ve Gizlilik Tartışmaları

Meta, Google ve OpenAI gibi ABD merkezli dev teknoloji şirketleri, akıllı gözlükler gibi giyilebilir teknolojilerin akıllı telefonların yerini alarak günlük hayata açılan ana geçit haline gelebileceğine inanıyor. Kullanıcıların bir uygulama açıp arama yapmak yerine, günlük sohbetleri dinleyen ve anlayan yapay zeka ile konuşmasının daha kolay bir arayüz sunduğu savunuluyor. Counterpoint Research analistleri ise tüketicilerin 2026 ile 2032 yılları arasında giyilebilir cihazlara 1 trilyon dolardan fazla harcama yapacağını öngörüyor.

Ancak bu ticari büyüme beklentisi, akıllı gözlüklerin ne görüp ne duyabileceğine dair yaygın gizlilik endişelerini de beraberinde getiriyor. Bazı kampanya yürüten çevreler ve gizlilik savunucuları, söz konusu cihazları sapık teknolojisi olarak nitelendiriyor.

EDİTORYALTayfur Keleş Araştırması